Sana Yazıyorum!(0) Yorum

Yazar: Admin
Eklenme Tarihi: 14 Haziran 2010, Pazartesi

Bir mektup, bir şiir, bir roman değil yazdığım, seni yazıyorum. Bir ağaç, bir bank, bir duvar değil kazıdığım, mezarımı kazıyorum. Sarhoş değilim içmem biliyorsun, acımdan sızıyorum. Yorgunluğumdan değil bu duvara yaslanmış halim, ayakta duramıyorum. Bir ihaneti, bir yalanı, bir özlemi değil, ben seni yazıyorum. Yarısı su dolu bardak gibisin gözümde, bir yarın hep boş sana aşk denince. Tam hayatın çıkmazından bir u dönüşü yapıp, tekrar senin zehirli gözlerine dönmeyi yazıyorum. Kısacası, vuruldukça dönmeyi, döndükçe ölmeyi yazıyorum. Ben seni yazıyorum. Takvimlerde yalancı. Hala ocağı gösteriyor. Oysa sen ocağımı söndüreli çok oldu. Aralığa da kırgınım, küçük bir aralıktan benden kaçmıştın. Bir sessizliğin, bir kimsesizliğin, bir uçsuz bucaksız olunuşunu değil. Ben uçurum oluşunu yazıyorum. Bildiğinden ibaret değil sana olan sevgim, bilmediğin daha çok şey var bende ki sana dair. Her gece yüreğimi senin uçurumundan atıyorum. Sende eski sen değilsin artık tutmuyorsun uçurumdan düşerken beni, bin parçaya bölünüyorum sonra her bir parçamla bin defa daha sana geliyorum. Şimdi ben bu köhne mahallenin, en karanlık evinin, en mutsuz odasında yine her zaman yaptığım şeyi yapıyorum. Kısa süren senin, en uzun halini yazıyorum…

* Bu yazıyı okuyanlar şunları da okudu...
Reklâm

Yorum yazın