Chat Sohbet Geyik Muhabbet(0) Yorum

Yazar: Admin
Eklenme Tarihi: 17 Ocak 2009, Cumartesi

“Sanal sohbet sitelerinde insanlar farklı kimliklerle dolaşıyor” diyorlar. Gerçek dünyada farklı mı sanki?..

Ailesinde ciddi iletişim sorunları yaşayan bir dostum anlattı:

Geçenlerde eşi ondan, kendisi­ne bugüne kadar söyleyemediği ne var­sa internet aracılığıyla yazıp yollaması­nı istemiş.

“İster mail at, istersen chat yapa­lım” demiş.

Bu yolla, yıllardır süren aile içi diya­logsuzluğun aşılabileceğini umuyormuş.

Yatak odasında aynı yastığa baş ko­yan iki kişinin, “konuşabilmek” için sa­nal bir ortama ihtiyaç duyması ba­na “iletişimsizlik çağı”nın trajik bir örneği gibi geldi.

* * *

İnternet, sadece bilgilenme kültürümüzü, düşünme biçimimizi alışveriş alışkanlığımızı, cinselliğin doğasını değiştirmiyor, belki hepsin­den fazla iletişim yöntemle­rimizi altüst ediyor.

Gerçek dünyada sorunla­rını paylaşamayan, insanlarla kaynaşamayan, bir başına bırakılan günümüzün yalnız insanı, çareyi, kendisi gibi yalnızlardan oluşan bir sanal cemaate karışıp onlarla dertleşmekte arıyor.

Her gece ekran başında birden çok sohbeti birarada sürdürerek, nicedir aradığı sevgiliyi, ilgiyi, macerayı in­ternette “üretmeye” çalışı­yor.

Tabii bu türden tanışıklıkların geçen hafta Cavat Tuksavul’un yaşadığı türden bir cinayetle sonuçlanma ihtimali de var.

Arada gazetelere yansıyan “sanal evlilik” haberleri bir yana bırakılırsa in­ternet tanışıklıklarının pek kalıcı so­nuçlar doğurmadığı da tahmin edilebi­lir.

* * *

Neden öyle?

İnternette iki ay aralıksız sanal soh­bet (chat) yapıp oradaki diyalogları “chat Geyikleri” (Kora Yay., 2001) başlığıyla kitaplaştıran Mahmut Ayaz, “İnternette yalanın çok fazla olduğunu, kadınların erkek, erkeklerin kadın ru­muzuyla chat yaptıklarını” belirtiyor. Bunun da ağır bir güvensizlik ve yaban­cılaşmaya yol açtığını söylüyor.

Peki biz gerçek yaşamda yalansız ve doğal mıyız ki, sanal dünyaya girince birden yalana bulanıyoruz?

Bence asıl yabancılaşma ve güven­sizlik gerçek dünyada yaşanıyor.

Sanal dünya ise insanlara içyüzleri­ni sergileyerek diledikleri rolü oynayabilecekleri bir “maskeli balo” ortamı sunuyor.

Gün boyu karşı karşıya oturduğu kadına açılamayan pısırık bir erkek, klavye başında kadın rolüne bürünüp sevdiğine kur yapıyor.

Kadınlar istedikleri yaşa, işe, kılığa girip gönüllerince “avlanıyorlar.” Her­kesin ismini, yüzünü, yaşını, işini gizle­diği bir “kollektif laklak”ta, katılımcı­lar, üzerlerinde eğreti duran gündelik rollerinden soyunup bilinçaltlarının en derinine gizledikleri ihtirasları, tutku­ları, eziklikleri cömertçe seriliyorlar. Sanal dünya, gerçek yaşamdaki sınırlarla kuşatılmadığı için cüret de öfke de, cesaret de had safhada yaşanıyor.

* * *

Bu, sağlıklı bir iletişim yöntemi mi?

Değil elbet…

Ama bu sağlıksızlığın kay­nağı bilgisayardaki sanal dünya değil dışardaki gerçek dün­ya…

Aynı yastığa baş koyan iki insan bile konuşmayı beceremeyecek hale gelmiş ve chat’e sığınmışsa soru­nu internette mi aramalı­yız, evde mi? Çağımız, böylesine bir iletişimsizli­ği dayattığı için insanoğlu yalnız odalarında kişilik baskısından soyunup küçük kaçamaklar arıyor.

Böyle bir çağda “chat geyikleri”nin, dışarıdaki yalan dolu yaşamın acısını hafifleten bir ağrı kesici işlevi olduğuna inanıyorum ben…

Can Dündar

* Bu yazıyı okuyanlar şunları da okudu...
Reklâm

Yorum yazın